“Ne kadar benzersizseniz, ne kadar şahsiyseniz, ne kadar yerelseniz, o kadar uluslararası olursunuz.”

Documentarist 11. İstanbul Belgesel Günleri Onur Konuğu Mohammad Bakri

Documentarist 11. İstanbul Belgesel Günleri’nin Onur Konuğu Mohammad Bakri’nin sinema dersi belgesel yönetmeni Amal Ramsis’ in moderatörlüğünde, Filistin İçin İsrail’e Boykot Girişimi’nden Nicola Saafin çevirmenliğinde Yapı Kredi Kültür Sanat’ta gerçekleşti.

Mohammad Bakri, Sinema Dersi’nde “Cenin Cenin’ in hayatını nasıl değiştirdiğini ve siyasi belgesel yapmaya yönelmesinin nedenlerini anlattı
“Belgesel filmler yönetmeyi kendim seçmedim, ama bazen kendinizi öyle durumlarda bulursunuz ki, hayat sizi dürter ve insan onurunuz sizi bir şeyler yapmaya zorlar.” Diyen Bakri, sözlerine şöyle devam etti; “Cenin Cenin filminde sesi olmayan kamp sakinlerine bir platform sunmaya gayret ettim. Sakin ve doğru bir film yapmaya çalıştım. Seyirciyi etkilemek amacıyla kolaya kaçıp kan ve cesetlerden oluşan şok edici görüntüler kullanmadım. Çünkü filmin herkesin yüreğine seslenmesini istedim; özellikle birarada yaşadığım ve birlikte gerçekliği değiştirme umudumu kaybetmediğim İsraillilerin.”
Konuşmasında “Ne kadar benzersizseniz, ne kadar şahsiyseniz ve ne kadar yerelseniz, o kadar uluslararası olursunuz.” diyen Mohammed Bakri, “Baskıya uğrayan insanlar dünyanın heryerinde birbirlerine benzer. Eninde sonunda zulum edenler yok olacaktır. Bütün bu hikayelerde detaylar var. Bu hikayeleri evrensel kılan lokal gibi gözüken detaylardır. Ne kadar detaya inerseniz evrensel kılan budur.” diye konuştu

Cenin Cenin filmi ve Cenin kampı için neler söyleyebilirsiniz? sorusuna Mohammed Bakri şu cevabı verdi; “Kahramanlar hakkında bir film yapmak değildi niyetim. Kahramanlık ruhu orada vardı. Genç kızda vardı, filmin sonunda verilen; ‘biz buradayız, buradan gitmeyiz’ de verilen mesajda vardı. Filmde kampın bir portresini çıkarmak istedim. Dehşet verici şeyler gördüm orada. Bunları göstermek istemedim. Ben çok acı çektim sizin çekmenizi de istemedim. Yönetmenler sadist ya da mazoşist değildirler. Seyiriciyi yaralamayı amaçlamadım. Seyirciyle bir şey paylaşmaktı amacım. İsrail’li izleyiciye burda anlatmak istedim, işgal böyle gitmez demek istedim. Sevgi ile ilgili konuşmak ve filmde bunu söylemek istedim. Filistin halkı için en önemli direniş, mücadele alanlarından biriydi. Mücadelenin önemli bir simgesiydi.”

İlgili Makaleler

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir