Neil Armstrong’un yıllar sonra söyleyeceklerinin benzerini anne babasına söyleyen Filiz; “Evet, size karşı ‘küçücük cüssem’ fakat ‘koskocaman insanlığımla’ isyan ediyorum. Bir gün olsun beni dinlediniz mi? Bir defacık olsun arzularıma, ümitlerime kulak verdiniz mi? Roman okumam ‘ayıp’, sinemaya gitmem ‘adilik’, okulun müsameresine katılmam ‘günah’ ve bugün mezun olmam sizler için ‘basit bir hadise’! (Çilingir sofrasındaki Ömer […]

Film, ‘Evlilik Sultanlıktır’ diyenlerin zaferiyle bitiyor ama adı ‘Bekârlık Sultanlıktır’! Yönetmen, ‘mağlupların’ gönlünü almak istedi galiba! Erler Film’in ‘mevsimin son filmi’ olarak takdim ettiği ‘Bekârlık Sultanlıktır’, 26 Mayıs 1964, Salı günü (Kurtuluş) ‘Yeni Atlas’taki suarenin ardında 27 Mayıs, Çarşamba günü (Çarşıkapı) ‘Şık’, (Kadıköy) ‘Opera’, (Şehzadebaşı) ‘Kulüp’, (Bakırköy) ‘Yeni’ sinemalarında gösterime girmiş. Her fikir için hemen […]

İnanın yolda yürümek istemiyorum…Rahatsız oluyorum…Neler demiyorlar ki? Salak adam, aaa Aptala bakın,Geri zekalı Cevat Kurtuluş gibi sözler..Küfür edenler,hakaret edenler,tükürüp kaçanlar…Öyle sanıyorum ki,şöhretin bedelini benim kadar çekenler yoktur. Opera konusunda baritondu,sahnede taklit kralı,gazinolarda şovmendi.Beyaz perdede ise ‘Aptal Uşak’.Kısa süre tiyatro oyunculuğundan ve opera sanatçılığından sonra tam 35 yıl çilesini çektiği sinemanın vazgeçilmez komiği olarak yaşadı.Oynadığı sayısız […]

“Babamı hatırlamam. Annem büyüttü beni rahmetli. Liseye kadar zar zor okudum. Sonra çalışmak zorunda kaldım. Tesfiyecilik yaptım bir ara. Bir ara otobüs biletçiliği. Nihayet şoförlükte karar kıldım. Hepsi bu kadar. Bizim hayatımız düpedüzdür, Anlatmaya değmez. Sizlerin yaşantısı gibi şaşalı değil.” Sonradan bir ‘milyoner çocuğu’ (ve annesinin sağ) olduğunu öğreneceğimiz Murat anlatıyor bunları. Selma’nın da göründüğü […]

Tüdanya  Bergamalı yoksul bir ailenin dokuz çocuğundan biri. “Öyle fakirdik ki  ekmek bile özendiğimiz bir şeydi.” diyor. On beş yaşında evleniyor  ilk çocuğu bakımsızlıktan ölüyor  ardından iki çocuğu daha oluyor ve çok geçmeden eşini kaybediyor. Yeniden baba ocağına dönüyor; fakirlik bu kez daha sarsıcı; iki de çocuk var yanında… Çalışmak  para kazanmak lâzım; ama nasıl? […]

1902’deki aşka 21. yüzyıldan 60’ların anlayışı ile bir bakış. Eser, şiirlere bile konu olmuş. Orhan Seyfi Orhon, sert bir asker olan babasının ‘Zavallı Necdet’i gözyaşları ile okumasını anlatıyor. ‘Evimiz’ (Şiirler-MEB Yayınları-1970); “Çıkınız merdivenle üst katına//Genişçe bir sofa vardır, boyunca bir sedir//Sedirin en başında adettir//Gelir babam oturur//Elinde bir de kitap varsa anlarız ki hemen//’Zavallı Necdet’tir//**//Sert bir […]